28 Nisan 2010 Çarşamba

AĞAÇ EVLER


Çocukluk dönemimin en sevdiğim yanlarından biri de doğal bir ortamda yetişmiş olmamdır. Oturduğumuz semt zamanında İstanbul'un gözde tatil bölgelerinden biriydi. Öyle ki tüm devlet kurumlarının yazlık kampları sahil şeridi boyunca yanyana dizilmişlerdi. Sığ bir deniz ve ince kumlu bir kumsala ulaşmak için beş dakikar kadar yürümemiz yeterli oluyordu. Sahil şeridinin biraz yukarısında kurulu olan sitemiz, sanırım 20 bloktan oluşuyordu ve yemyeşil bir alanın tam ortasına konumlandırılmıştı. Çevremizde meyve bahçeleri olan evler,bolca açık yeşil alan ve küçük bir çiftlik bile vardı. Buralar beeeeleee bostandı :D
Sadece bizim blokta bile 25 kadar çocuk vardı ve dışarı çıkıp oyun oynamak inanılmaz bir keyifti. Hem site çocuğu olmak hem de köyde yaşıyormuşçasına doğal bir hayat sürmek herhalde çok büyük bir şanstı benim için.
Kocaman ağaçların altında ve sık çalılıkların içerisinde ne oyun oynardık bee. O zamanlarda bir arkadaşımız ballandıra ballandıra anlatmıştı köyde dedesinin kendisi için yaptığı ağaç evi. Çok heveslenmiştim. Öyle ki, o kıt bilgim ve bol hayal gücümle oturup bir çizim bile yapmıştım.
Asla bir ağaç evin içinde oynayamadım ama ağaç evlere karşı büyük bir hayranlığım vardır. Yeşil alanların tamamen yok olduğu günümüzde, yeni yapılan sitelerde bahçeli dubleks diye sattıkları 5 metrekarelik yeşil alanların bile değere bindiği şu zamanda artık hiç bir ihtimali kalmamış olan hayalimi gerçekleştirmek için daha yeşil bir memlekete kaçabilsem keşke...








11 yorum:

  1. çok harikalar bunlar.Valla sanırım yüzde doksan tüm insanların hayalidir bu ağaç evler.Aslında ağaç ev işine girilse hani iyi bi sektör oluşturabilme potansiyeli mevcutt :)

    YanıtlaSil
  2. bunlar ağaç evi aşmış, sanki evleri ağacın üstüne yapmış gibiler
    :)

    YanıtlaSil
  3. Ksaca FD; düşünmedim değil hatta piyasa araştırmasını da yaptım ama malesef özellikle istanbul'da yeşil alan çok kısıtlı olduğu için malesef kazanç sağlamayacak bir iş.:(

    Ev hobi; Özellikle son üçü abartı olmuş :D

    YanıtlaSil
  4. evler harika benimde küçük bir ağaç evim vardı hala duruyor.hep bu resimlerde gibi hayal ederdim onu.
    yorumları okuyunca çok güldüm .ticarete dökmek isteyen arkadaşlar orman larda falanmı yaşıyorlar valla uzun zamandır böyle evler dikmek için büyük ağaçlar görmedim ben çevremde :))))))

    YanıtlaSil
  5. Beyaz sepetim; Büyük şehirlerde yeşil alanlar artık sadece çimenlerden ibaret. Ağaç ev işi yapmayı düşünen yatırımcıların yanında bir de ağaç hediye etmesi lazım :D Zaten bahçesi olan evler öyle azınlıkta ki ve bahçe alanları öyle kısıtlı ki, düşünce güzel ama işi ticarete dkmek mümkün değil.Ayrıca ağaç evini çok merak ettim. Fotoğraflayıp blogunda yazabilirsen zevkle okuyacağım.

    YanıtlaSil
  6. @ beyazsepetim

    ticarete dökmek derken toki gibi ev yapmak geçmedi aklımdan.Yer gösterirler yaparız gibi:)

    YanıtlaSil
  7. ayrıca istanbul dünya,diğer tüm illerimiz uzay değil.Oralarda da insanlar yaşıyo.Oksijen felan var yani :) Bildiğin yaşıyolar ya.Ağaçlar var hem.Böyle kuşlar kelebekler de.İstanbul güzel şehir ama yaşamak zor.Sizin olan bir şehre gidin.Yalnızca sizin.

    YanıtlaSil
  8. Kısaca Fd; sana atılmış bir taşım yok tabi eğer o şekilde algıladıysan. Yine de son iki cümlen çok kırıcı gerçekten.

    YanıtlaSil
  9. ya ben yanlış mı anlaşıldım.Kötü bi niyetim yada kınamam yok.Sadece istanbul da ağaç yok dediniz ya.Ben de dedim ki çok güzel yeşil iller var.oralara gidin.Tavsiye bu.Yanlış anlaşıldım emin olun.Kırdıysam özür dilerim.Siz uyarana kadar farkında değildim.

    YanıtlaSil
  10. Evet demek ki böyle yanlış anlaşılmalar yaşanabiliyor. Sonuçta yazı dilinde mimikler yok,cümle her yöne çekilebiliyor.Önemli olan karşılıklı hoş görü ve iyi niyetin ortaya konulmuş olması :)

    YanıtlaSil
  11. aaa sanki beni tarif etmişsiniz yazıda..benimde çocukluğum lojmanda geçti ve dediğiniz gibi bir binada en az 25 çocuk:)nasıl eğlenirdik..nasıl..kendimi hep çok şanslı hissederim ben çogu çocuğa göre..öyle bir yerde geçirdiğim için çocukluğumu..hatta ara ara dile getiririm bunu ortamlarda..çocuklar beton yığınları içinde büyüyor..ben hiç hatırlamam ki vücudumun bi yerinde yara olmadan geçirdğim gün olsun..şimdikilerin neredeyse üstüne çıkıp ordan düşebilceği bir ağaç bile yok,sonra güvenlikçi gelip uyarcak diye korkuyla elmaları toplamalar,birininde gözcü olarak aşağıyı kontrol etmesi..bu duygulardan bihaber şimdikiler:)...ahh öyle bir yer bulup kaçsam bende keşkee:):)ve ağaç evlerede bayıldım..ben en son resimdeki gibi bişey düşünürdüm hep...ona benzer:)paylaşım için çok teşekküederimm..çok:)

    YanıtlaSil