9 Ocak 2012 Pazartesi

LABORATUVAR KOKTEYL SETİ


Lisedeyken en nefret ettiğim dersti Kimya. Fizik ve Biyoloji kadar keyifli mi değildi yoksa anlatan öğretmenlere mi ısınamamıştım tam olarak hatırlayamıyorum ama bir türlü çözememiştim kimyanın mantığını. Benim kimya maceram element isimlerinden öteye geçemese de laboratuvar ortamı ve laboratuvar malzemeleri deyince şöyle bir dururum. İlginç bir şekilde çok estetik gelir bana o çeşit çeşit cam ürünlerle dolu laboratuvarlar. İçleri rengarenk sıvılarla dolu şişelere bakakalırım.

Mini mini şişeler, uzun örnek çubukları, mikroskoplar, beherler... hepsini bir arada görünce içeri dalasım, bütün sıvıları birbiriyle karıştırasım gelir. Daha önce şarap şişeleri yazımda da paylaştığım gibi rengarenk içkilerle kokteyl yapma sevdam da bu manyaklığımla bağlantılıdır hatta.

Bu şahane tasarımı görünce aklım başımdan gitti. Mini bir kimya setiyle kokteyl hazırlamak. Tam da bana göre :) En azından patlamama garantisi var :))






3 yorum:

  1. oh bu blog sayesinde erkek arkadasima ne alicam derdim bitti :] simdiden 2 hediye buldum sayenizde :]

    YanıtlaSil
  2. Eren; ben de bayıldım :))

    Buse; Bu seti hediye olarak alacaksan eğer yoksa bir de laboratuvar önlüğü almalısın :)) tam havasına girer :)

    YanıtlaSil

ZAMANINDA YAŞAMALI HAYATI...

Ne zaman üniversitelere konuşma yapmaya gittiysem ya da ne zaman benden daha genç biri benim ondan daha fazla bir şey bildiğimi sanarak bana sorduysa “Bu işin olurunu”, dedim ki:
Üniversiteyi bitirince hemen çalışmaya başlama.

Git, dolaş, ülkeler gez, aç kal, meteliğe kurşun at, ama ne yap et, koşturmaya başlamadan önce biraz amaçsız yürü.

Maceraya çık, bedeli ne olursa olsun bunu yap.
Çünkü…

Çünkü hayat, onu erken anladığını sananlardan çok fena alır öcünü.

Bir şeyi vaktinde yaşamadan geçersen, çok sonra, seni rezil etme pahasına, sana yaşatır o eksik bıraktığın bölümü. Aşık mı olmadın on altı yaşında? Gelir seni kırk beşinde bulur, en olmaz zamanda.

Maceraya mı çıkmadın yirminde? Sürükleye sürükleye götürür seni otuz beşinde. Yırtık kot, yer bezinden hallice bir kazak giyip, nasıl göründüğüne aldırmadan geçiremedinse öğrencilik yıllarını mesela, elli yaşında, artık kalabalıkların gözleri seni hiç de öyle görmeyi beklemezken, sana giydirir o kot pantolonu.

Hayatı sakın erkenden yaşama, sonradan çok fena komik eder adamı.
Serserilik ederek geçirmeli insan serserilik edilecek yaşları.
Zira atlayıp geçtiğin ne varsa dönüp dolaşıp bulur insanın yakasını.
Kendini yaşatıncaya kadar yapışıp kalır.

Ece Temelkuran